MEVLANA HAKKINDA BİLİNMEYENLER

MEVLANA ALENEN DARWİNİZMİ (EVRİM TEORİSİNİ) SAVUNUYOR

Cansızken öldüm, uyur oldum.
Uyurken de yine öldüm ve hayvan oldum.
Hayvan iken de öldüm, insan oldum (Adem).
İnsan iken de ölür ve sonunda melek olurum.

Ademoğlu ilk önce cansızlar âlemine (iklim) geldi.
Sonra bitki âlemine geçti, orada uzun müddet kaldı.
Cansızlar âlemini ve orada meydana gelen kavgaları hatırlamadı.
Bitki âleminden hayvan âlemine geçti. Burada da bitkiyken ki halini hiç hatırlamadı.
Yüce yaratıcı onu hayvan âleminden insan âlemine çekti.
Bir âlemden diğerine koştura koştura: Sonunda o âlim ve akıllı oluverdi...

İZMİRLİ (I.H.), A.g.e., s. 37; Aynı yazarın, İslâm'da Tekamül Naza­ riyesi, s. 13; yine bkz. RÜMI (M.C.), Mesnevi, C. IV, s. 3637

MEVLANA İÇKİYE VE ZEVK VEREN HERŞEYE HELAL DİYOR (Ayetleri Tenzih Ederiz)

“Mevlâna, nihayet halka haram olan şarabın Kalenderlere helâl olduğunu söyler ve derki:” “Zevk veren her şey, şu aşağılık kişiler, bir delil elde edip dadanmasınlar diye nehyedilmiştir. Yoksa şarab, çeng, güzel sevmek ve semâ, haslara helâldir, aşağılık kişilere haram.”

(Seçme Rubâiler, S, 43 rubâi CLXXII.) ( Bak, Abdulbaki Gölpınarlı’nın Mevlana Celâleddin isimli kitabının sayfa 198 - 199 - 200. İnkılâb Kitabevi 1985 baskısı.)

MEVLANANIN TÜRK DÜŞMANLIĞI (Türkleri Tenzih Ederiz)

Menakıbü'l Arifin isimli kitapta, bağ yapmak için Türk çiftçi tutan bir dostuna şöyle diyor Mevlana: 'Efendi; bağ yapmada Rum çiftçi, bozumunda Türk çiftçi tutmak gerektir. Çünkü dünyayı imar etmek Rumlara; yıkmak ise Türklere mahsustur. (...) Konya şehri de yine merhametsiz Türk zalimlerin eliyle yıkılacaktır.'

KADINLARI AŞAĞILAYICI SÖZLERİ (Kadınları Tenzih Ederiz)

– Kimde kâfirlerden bir hususiyet varsa, o kadın gibi akıl ve dince eksiktir. (Mesnevi, 1. cilt, 1284. beyit)
– Erkeklerin kadınlara üstünlüğü kazanç, kuvvet, mevki ve şöhret bakımından değildir. Böyle olsaydı, arslan ve fil, insandan üstünlük ve kuvvetçe daha yüce olurdu. Erkeklerin kadınlara gerçek üstünlüğü onların, akıbeti görebilmeleriyledir. Erkek, akıbeti görmese o, akıbeti görene nazaran kadından da güçsüzdür. ( Mesnevi, 4.cilt, 1639-1642. beyit)
– Kadınlar savaşta bulunsalar bile düşman safına saldıramazlar, ancak ağlayıp feryat ederler. Gerçi onlar saf içinde arslan gibi ellerinde kılıç görünürler ama elleri titrer durur. Vay ona ki akıl nakşı dişidir. Ve kötü nefsi erkek gibi hamleye amadedir. Şüphesiz onun aklı mağlup olur. Hasılı ancak hüsran ve mahrumiyete göçer. Aklı erkek olan kişiye ne mutlu; çirkin nefsi dişi ve muztar olana da. Cüzi aklı ona galip olursa dişi nefsini akıl mağlup eder. Kadının hamlesi de surette cesuranedir ama o eşek gibi, onun afeti, eşekliğindendir. Kadında hayvani sıfat galiptir. Onun için o renge ve kokuya meyleder. ( Mesnevi, 5. cilt, 2968-2975. beyit)
– Nefsi kadın gibi bil, belki kadından da beter. Zira kadın şerrin cüz’ü, nefisse küllüdür (beterdir). (Mesnevi, 2. cilt, 2295. beyit)
- Bir erkeğin kalbi kadınınkinden aşağıysa, onun adı kalp olmaz, işkembe olur.( Mesnevi, 3. cilt, 3150-3151. beyit)
– Onlara ( Kadınlara) danışın, fakat söylediklerinin aksini yapın. Şüphe yok ki o şehvet sahiplerinin dediğini yapan telef olur. Heva ve şehvet yol kesicidir. Zira onlar Allah yolunda azdırırlar. ( Mesnevi, 1. cilt, 3064-3065. beyit)
– Kadının rüyası, aklı noksan, canı zayıf olduğu için, erkeğin rüyasından daha aşağıdır.( Mesnevi, 6. cilt, 4354. beyit)
– Ordu, her nerede bir hezimete uğrarsa, sebep bil ki birkaç karı tabiatlıdır. ( Mesnevi, 2. cilt, 2873. beyit)
– Kadın kocasının öfkelendiğini görünce, hemen ağlamaya başladı. Zaten ağlamak kadınların tuzağıdır. ( Mesnevi, 1. cilt, 2496.beyit)
– O işaretleri kabul etmiyorsan, kendini erkek sanma. Sen kadınsın ey fodul (Mesnevi 1. cilt 982. beyit)

KADINLARDAN KENDİNİ KURTARAN MEVLANA SOLUĞU ŞEMS'TE ALIYOR:

ŞEMSE YAZDIĞI BİRİNCİ MEKTUPTAKİ ŞİİRİ
Çöldeyim, susuzum,
Kuyularda Yusuf’um,

Sözlerin bana Züleyhâ, 
Ateşlerde İbrahim’im,

Gözlerin bana derya,
Sancılar içinde Meryem’im,

Bakışın bana İsa,
Yaralar içinde Eyyub’um,

Hasretin bana şifa, 
Ölüler içinde bir ölüyüm,

Ellerin bana musalla..

ŞEMS'E ÜÇÜNCÜ MEKTUPTAKİ ŞİİRİ
Aşk suskunluğumdu benim, 
Aşk yangınımdı benim, 
Aşk vurgunumdu benim,
Aşk yazımdı benim, 
Aşk yasağımdı benim, 
Aşk itirafımdı benim, 
Aşk heyecanımdı benim!

Tek varlığım ve tek yokluğum, 
yaram ve merhemim,
kazanmadığım ama hep kaybettiğim. 
Evet, buydu aşk!

Özledim, ey Şems özledim, çık gel Allah aşkına!


HERHANGİ BİR DİNE MENSUP OLMADIĞINI GÖSTEREN SÖZLERİ:

“Müslümanlığın, kafirliğin dışında bir ova
Uçsuz bucaksız ovada sevdamız uzar gider
Anlayan vardı mı usulca başını kor
Ne Müslümanlığa yer var, ne kafirliğe yer”
Mevlana

KUR'ANA HAKARET
Kur'ân, şaşılacak kıskanç bir büyücüdür. Öylesine bir göz bağlar, kulak tıkar ki. Açıkça düşmanın kulağına okur; o da sözüm ona, anlar, fakat hiç haberi olmaz.
(Fihi-Ma-Fih Bölüm 34)

MESNEVİYİ KURANDAN ÜSTÜN TUTUYOR (Kuran'ı Tenzih Ederiz)

MESNEVİ'NİN ÖNSÖZÜ: “Bu kitap, Mesnevi kitabıdır. Mesnevi, hakikata ulaşma ve yakîn sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarının asıllarıdır. Tanrı’nın en büyük fıkhı, Tanrı’nın en aydın yolu, Tanrı’nın en açık burhanıdır.

"Mesnevi-i Kerîm, salih elçiler (katipler) eliyle yazılmıştır. Ona temiz (mutahhar) olanlardan başkasının el sürmesine mani olurlar. Mesnevi Alemlerin Rabbinden indirilmelidir. Bâtıl onun önünden de, arkasından da yaklaşamaz. Allah onu korur ve gözetir... Mesnevinin başka lâkapları da vardır. O lâkapları Allahu Teala vermiştir. Fakat bu azıyla yetiniyoruz." (Mesnevi, 14). Celaleddin RUMl, Mesnevi, M.E.G.S.B. Y. İsi-1988.


DİĞER PEYGAMBERLERDEN ÜSTÜN OLDUĞU İDDİASINDA BULUNUYOR: (Peygamberlerimizi Tenzih Ederiz)

“Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya. Tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, Tanrı vahyidir! Sofiler, bunu halktan gizlemek için Gönül Vahyi demişlerdir!”….”
(Mesnevi-Celaleddin Rubi MEB Yayınları, c: 4 s: 151)